Kalbi ve Zihni Uyum İçinde Gerçek İnsan Dünyası

Hayatlarımızda; sınırlarımızı, limitlerimizi zihnimiz ve korkularımızı kalbimiz belirler. Zihnimiz ve kalbimiz yalnız oldukları zaman ölümcül sonuçlar kaçınılmaz olur. Bu yüzden kalbimiz açık ve huzurlu, zihniniz berrak ve keskin, hayallerimiz korkusuzca ve sınır tanımaz olmalıdır.

Buda’ya göre neye izin verirsek ona dönüşürüz. Kalbimizin bütün kontrolü almasını sağlarsak neyin doğru neyin yanlış olduğunu kavrayamayız. Fakat kalbimizi hiç dinlemezsek de merhamet duygusundan yoksun birer canavara dönüşürüz. Evet, herkes insan doğar ama herkes insan kalamaz. İnsani değerleri yok sayıp etrafımızdaki olaylara sessiz kalmamız bizi ve gelecek nesilleri ileri götürmez. Bu yüzden de bakmakla yetinmeyip görmeyi ve harekete geçmeyi öğrenmeliyiz.

Görebilmemiz için kalbimizi açık tutmalıyız sonrasında ise cesur hayaller kurmalıyız. Hayal kurmalıyız fakat hayalci olmamalıyız. Yani mantık ile şekillendirilen bir planı hazırlamalı ve ona uygun olarak yılmadan çalışmalı, araştırmalı ve geliştirmeliyiz. Bunu hayatımızın her alanında uygulamalıyız. Çünkü kalp ancak akıl kendisine eşlik ettiği zaman imparatorluk makamını elde edebilir.

Bizim burada,  Alfa Akademi Koleji’nde,  yaptığımız gibi başka yaşamların farkında olmalı ve elimizden geldiğince çok hayata dokunmaya çalışmalıyız. ZİÇEV, Sevgi Evleri, Sadık Dostlarımızın Beslenmesi ve Yemek İsrafının Önlenmesi; karşılığında bir gülücük, bir bakış için yürüttüğümüz projelerden yalnızca birkaçı. Bu ve benzeri, aynı şekilde yakın zamanda başlatacağımız projelerin de en büyük amacı bir hayata küçük veya büyük fark etmeksizin dokunabilmek ve dokunmayı öğretebilmek, bunların gelecek nesillere öğretilebilinmesini sağlamak. Çünkü biz eğer herkes evinin önünü temizlerse sokakların temiz olabileceğine inanıyoruz.

Kısaca konfor alanlarımızdan çıkmalı,  empati duygumuzu geliştirmeli, akıllıca planlama yapmalı ve en önemlisi de cesurca hayal etmeliyiz. Albert Einstein’ın da söylediği gibi hayal gücü güç verir ve bizi her yere götürür.